Kürt ve Alevi muhtarların yerine başka köyden kayyım atandı

Bingöl’de görevden alınan muhtarlardan mühürlerini iade etmeleri istendi. Muhtarlardan biri, ‘Aldığım bilgilere göre karakol,
savcılık ve kaymakam birini yerimize seçecek’ dedi.

İçişleri Bakanlığı, “milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapılarla bağlantılı oldukları” iddiasıyla görevden uzaklaştırdığı
259 muhtarın isimleri netleşmeye başladı. Görevden uzaklaştırılan muhtarların neredeyse tümü Kürt illerinden. Diyarbakır,
Bingöl, Urfa ve Hakkari muhtarların görevden uzaklaştırıldığı illerin başında geliyor.

KORUCU KÖYÜNÜ GEÇİNCE HİZMET BİTİYOR

Muhtarların görevden uzaklaştırıldığı daha çok sözlü bildirimle oldu. Herhangi bir tebligat yapılmazken, mühürleri teslim
etmeleri istendi. Bazı muhtarların yerine ise kayyım atandı. Görevden uzaklaştırılan muhtarların olduğu illerden biri de Bingöl.
Burada uzaklaştırılan 9 muhtardan 6’sı Alevi. Bunlardan 4’ü Adaklı’ya bağlı Karer bölgesi muhtarları.

Karer Alevi köylerinin bulunduğu bölgede 8 köy bulunuyor. Bingöl merkeze 20-30 kilometre mesafede olan Karer, tam bir
mahrumiyet bölgesi. Karer yolunun geçtiği korucu köyü olan Yenibaşlar köyüne kadar olan mesafede yol asfaltlı.
Ancak Karer sınırına ulaşınca durum değişiyor. Bizi taşlı, ulaşımı zor bir yol karşılıyor. Köylere yapıldığı iddia eden
hizmetin Yenibaşlar köyünü geçmediği net bir şekilde anlaşılıyor.

 

GÖREVDEN ALINMA GEREKÇESİ KİMLİK VE İNANÇLARI

Görevden uzaklaştırılan ve mühürleri iade edilmesi istenen muhtarlarla Sütlüce (Darebi) köyünde buluşuyoruz. Sütlüce
köyü Muharı Erdoğan Otmar, Doluçay (Sağyan) köyü muhtarı Ali Haydar Uzunyayla, Altınevler (Şirnan) köyü muhtarı
Ermiş Kal ve Çamlıca (Xırçık) köyü muhtarı Ergin Engindeniz karşılıyor bizi. Dört muhtar da Karer bölgesinden, Kürt Alevi.
Neden görevden uzaklaştırıldıkları sorusunu günlerdir soruyorlar kendilerine. Bu kararın verilmesinin nedeninin
kimlik ve inançlarından dolayı olduğunu düşünüyorlar.

Muhtarlarla Sütlüce köyü muhtarı Erdoğan Otmar’ın evinde bir araya geliyoruz. Muhtar Otmar, yaşlı anne ve babası
ile birlikte yaşıyor. Köyde bir muhtarlık binası yok. Evini çalışma alanı olarak kullandığını söyleyen Otmar gülümseyerek,
“Bizi görevden uzaklaştırdılar ya… Kayyımı atayıp muhtarlık yeri diye evime el koymasınlar” diyor.

“ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN…”

Doluçay (Sağyan) köyü muhtarı Ali Haydar Uzunyayla ise ilçeye gittiğini Kaymakamlıktan ve jandarmadan görevden
uzaklaştırıldığı kararını öğrendiğini söylüyor. İlkbaharda ‘Evinde komite kurmuşsun’ suçlaması ile gözaltına alındığını
anlatan Uzunyayla, “Bakın evim karakola 300 metre mesafede. Her adımım izleniyor. Jandarmanın gözü önünde
nasıl bu yapılabilir? Jandarmaya dedim bunu. Zaten bir gece gözaltında kaldım, mahkemeye bile çıkarılmadan serbest
bırakıldım” diyerek hala kendisine bir gerekçe sunulmadığını anlatıyor. Uzunyayla’ya göre görevden alınmalarının
temel nedeni Alevi olmaları. Haksız bir kararla karşı karşıya olduklarını belirten Uzunyayla, karara itiraz edeceğini belirtiyor.

 

“BİZİ YOK YERE GÖZALTINA ALDILAR”

Görevden uzaklaştırılan diğer bir muhtar Çamlıca (Xırçık) köyü muhtarı Ergin Engindeniz. O da diğer muhtarlar
gibi görevden uzaklaştırıldı. Kötü haber tez duyulur. Muhtar, görevden alındığı söylentileri üzerine soluğu
Adaklı ilçesinde alıyor. Kaymakam ve Jandarma komutanlığı ile yaptığı görüşmede isminin görevden uzaklaştırılan
muhtarlar arasında olduğunu öğreniyor. Muhtar Engindeniz, iki yıl önce, yine seçimlerden önce gözaltına alındığını anlatıyor.
Hayatında ilk defa o dönemde adliye kapısından girdiğini anlatan Engindeniz, “O dönemde bir Yüzbaşı vardı. Bana, ‘Biliyorum
sizin herhangi bir suçunuz yok. Ama böyle bir şey geldi bize. Bunu uygulamak zorunda kaldık’ dedi. Ben herhangi bir
suçumuzun olmadığını çok iyi biliyorum. Sadece neden bunu yaptılar onu anlamaya çalışıyorum” diyor.

MUHTARIN YERİNE BAŞKA KÖYDEN KAYYIM ATANDI

Engindeniz’in köyünde süreç diğer köylere göre daha hızlı işliyor. Çamlıca muhtarlığına kayyım bile atanıyor. Engindeniz’i
en çok tepkilendiren konu ise yerine atanan kayyımın başka köyden olması. Görevden uzaklaştırılınca karakola giderek
azaların ismini verdiğini anlatan Engindeniz, “İsimlerini vermeme rağmen köyün azalarından seçmediler. Karakol, Bingöl’de
ikameti olan, bu köyden olmayan birini benim yerime atandığı bilgisini verdi. Bu şahıs bizim köyden olmadığı gibi ikameti de
Bingöl merkezde bulunuyor. Köyde evi bile yok. Sadece eşi bizim köyden. Dünden bu yana köye geldi bu şahıs.
Eşinin babasının evine yerleşmiş. Onun da şoku içindeyim” sözleri ile tepkisini dile getiriyor.

GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILANLAR ADAY OLAMIYOR

Engindeniz, hakkındaki karara itirazda bulunmayacağını belirtiyor. Kararın kesin olduğu ve yapacak bir şeyin olmadığı
görüşünde… Anlattığına göre sadece görevden uzaklaştırılmamışlar, aynı zamanda önümüzdeki yerel seçimlerde aday
olmalarının da önleri kesilmiş. Engindeniz’e göre bunu yaşamalarının temel nedeni Alevi olmaları. Nedenini ise
“Köyümüze hiç hizmet yapılmadı. Ödenek verilmedi. Hep ikinci, üçüncü plana atıldık” sözleri ile anlatıyor.

KARER’E HİZMET YOK

Sütlüce köyü muhtarı Erdoğan Otmar, köy yollarını, Karer bölgesinin hizmet alamamasını, onaylanan bütçelerin
bu bölgeye aktarılmamasını buna gerekçe gösteriyor. Kaymakamlık toplantılarında, yatırımlarda bunu somut olarak
gördüklerini anlatan Otmar, “Bizim Karer yollarının asfalt yapılması için ödenek ayrıldı. İhaleyi alan müteahhit burada
bir duvar çalışması yapıyordu. Tüm araçları buradaydı. Ben Adaklı’yı arayarak, ‘Ekip buradayken Karer’den çalışmaya başlayalım’
dedim. Tamam dediler. Çalışma yapılmasına bir hafta kala aniden makineleri götürdüler. Biz aşağıdan başlayıp geliyoruz dediler.
Aşağıdan çalışıp gelmeye başladılar. Karer sınırına geldiklerinde ise para bittiğini söyleyip çalışmayı durdular.”

“SIRA ALEVİ KÖYLERİNE GELİNCE PARA BİTİYOR”

İlçeye giderek kaymakamlıkla görüştüm. Kaymakam Bey, İl Encümeni Hüseyin Bey ve İl Özel İdare Müdürü oradaydı.
Toplantıda İl Encümeni Hüseyin Bey’e, ‘Biz bu parayı Karer’e ayırdık. Siz geçen sene kendi köyünüzün yoluna soğuk asfaltla
kapladınız. Bu sene 9 kilometre bize çıkan asfaltı götürüp kendi köyünüzün asfaltı üzerine döktünüz. Bu bize haksızlıktır’ dedim.
Ben bunu dediğimde kaymakam ayağa kalkarak sen Hüseyin Bey’e saygısızlık yapamazsın dedi. Bu çok ağırıma gitti.
Kaymakama ‘Eğer o bir encümense ben de köy muhtarıyım. Siz ayırımcılık yapıyorsunuz’ dedim. Her nedense kendi
köylerine yapıyorlar, sıra bizim köylere, Karer’e, Alevi köylerine gelince para bitiyor. Bu sürekli böyle oluyor’ diye anlatıyor.

TAŞIMALI EĞİTİM ÖDENEĞİ YOK

Köylerde ne bir okul var, ne cemevi… Herşeyi kendi imkanları ile yaptıklarını anlatan muhtar Otmar, “Karer’de
8 muhtarlık var. Hiç birinde okul yok. Karer’de tarihi bir okul var. Sütlüce köyünde olan okul Cumhuriyetin ilk yıllarında
kurulmuştu. O tarihte Bingöl’de okul yoktu. Ama ne yazık ki şimdi okul yok. Taşımalı eğitim sistemi var. Ama taşımalı
eğitime rağmen bizim köylere servis verilmiyor. Tüm köylere veriliyor ama bize verilmiyor. Çocuklarımızı Bingöl
merkez, çevre köyler, Adaklı, Kığı ve benzeri yerlerdeki yatılı okullara götürmek zorunda kalıyoruz. Bir çok aile,
çocuklarının eğitimi için göç ediyor” diyerek bölgenin böylelikle insansızlaştırıldığını ifade ediyor.

“YALNIZ BIRAKILDIK”

Muhtarlar, görevden uzaklaştırıldıktan sonra da yalnız kaldıklarını söylüyor. Hatta haklarında verilen kararın ardından
ilçe merkezinde daha önce yanyana geldikleri insanların bile birlikte görünmekten kaçındığını anlatıyorlar. Siyasi partilerin de
kendilerine sahip çıkmadığını anlatan muhtarlar, “Sadece siyasi partiler değil diğerleri de sahip çıkmadı. Bu kararın
ardından biz Alevi dedemizle görüştük. ‘Başımıza bu geldi sen de dedemizsin birlikte açıklama yapalım.
Bu kararın karşısında duralım’ dedik. Dede bize ‘Beni siyasi işlere karıştırmayın’ diyerek, açıklama yapmayı reddetti.
Dedeye ‘Sen, cemevi yapmak isterken biz muhtarlardan yardım istedin. Biz muhtarlar olarak sana destek verdik.
Biz dara düştük sen bize sırtını dönüyorsun” diyerek yalnız bırakıldıklarını anlatıyorlar.

“NE KADAR OY O KADAR HİZMET”

Adaklı’ya bağlı Altınevler (Şirnan) köy muhtarı Ermiş Kal ise, kendilerinin görevden alınmasını belediyelere kayyım atanma
sürecinin devamı olarak görüyor. Muhtarlıkların bu sürecin son halkası olduğunu belirten muhtar Kal, görevden alınan
muhtarlardan 6’sının Alevi olmasının düşündürücü olduğuna dikkat çekiyor.  Köylerinin Kürt Alevi olmasından
dolayı ötekileştirildiğini belirten Kal, iktidarın kendilerine bakışını yaşadığı bir örnekle anlatıyor: “15 yıldan beri
muhtarlık yapıyorum. Defalarca hizmet talebimiz oldu. İl Genel Meclis üyelerinden Hüseyin adında biri vardı.
Hizmet talebimize karşı, ‘Bölgede bize oy çıkmıyor. Ne kadar oy çıkarsa ona göre hizmet veririz’ dedi. Ben de bunun
ayırımcılık olduğunu ifade ettim. Bana dönüp dedi ki, ‘Karer Alevi köyleridir. Bu köylerde oy gelse ne, gelmese ne…
Bize oy vermiyorsunuz onun için size hizmet yok.’ Ben de kaymakamın da olduğu bir toplantıda bu diyaloğu anlatarak
onu kınadım ve özür dilemeye davet ettim. Kesinlikle özür dilemeyeceğini, sözünün arkasında olduğunu beyan etti.
Bize yaklaşım tam da budur.”

“EN BÜYÜK SUÇUMUZ ALEVİ OLMAK”

Kırsal alanda yaşadıkları için sürekli gözaltına alınıp, bırakıldıklarını anlatan muhtar Ermiş Kal, “Aslında en büyük suç,
bu bölgede Alevi olarak yaşamaktır. Tek suçumuz budur. Bizi bu şekilde görüyorlar. Gözaltına alındık, mahkemelere
çıktık, bırakıldık. Sadece biz değil, bu bölgedeki bütün insanlar bunu yaşıyor. Her zaman haksızlığa maruz kalıyorlar.
Kaldıkları içinde gözaltına alınıyorlar” diyor.

“KAYMAKAM, JANDARMA VE SAVCI KAYYIMI BELİRLİYOR”

Muhtarların mühürleri iade etmesi de isteniyor. Muhtar Kal, “Karakoldan iki muhtar arkadaşıma mühürlerin getirilip
karakola bırakılmasını söylemişler. Bu ülkede demokrasiden bahsediyorlar. Eğer kayyum atanmışsa veya herhangi biri
seçilmişse, gelsin mührümü devir teslim işlemi ile alsınlar. Karakola gidip mührü vermeyeceğim. Seçilen varsa gelsin alsın.
Aldığım bilgilere göre karakol, savcılık ve kaymakam üçü bir arada değerlendirme yaparak kendi işlerine yarayacak
biri varsa onu seçecekler. Yoksa dışardan birini atayacaklar. Görüştüğüm insanlar bunu söylüyor” diyor.

Haklarında kesinleşmiş bir ceza olmadığını anlatan muhtarlar, kendileri hakkında hükmün şimdiden verildiği görüşünde.
Yine seçimlerde bu köylerden AKP’ye oy çıkmamasının da kararda etkisi olabileceği belirtiliyor. Daha önceki
seçimlerde bu köylerde en çok oy CHP ve HDP’ye çıkıyor. Köy halkı, AKP’nin sandıkta başarılı olamadığını ve bu yola başvurduğunu söylüyor.

 

Kaynak : ArtıGerçek