Cemevine gelip ‘Biz Aleviliği böyle bilmiyorduk, diyorlar

İstanbul Güngören Cemevi üyesi kadınlarla yaşadıkları zorlukları, Alevi toplumuna yönelik yapılan baskı ve
asimilasyon politikalarını konuştuk.

Yıllarca Aleviler yaşadıkları bölgede inançlarından dolayı ötekileştiriliyor. Kapıları işaretleniyor, verdiği lokma
yenilmez deniliyor ve hep ölümle tehdit ediliyor. Bundan dolayı da ya kendilerini gizliyorlar ya da inançlarını
gizlice zor koşullar altında yaşamaya çalışıyorlar.

İstanbul Güngören Pir sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Şubesi ve cemevi üyesi kadınlardan
Elif Kaygusuz ile Kadife Gülçiçek Alevi kadınlar olarak yaşadıkları zorluklara, baskılara ve yaptıkları
çalışmalara ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştular.

“CEMEVİNE DAHA ÇOK KADINLAR GELİYOR”

Yaklaşık 6 yıla yakındır İstanbul Güngören’de oturduğunu ve cemevine hizmet ettiğini belirten
Güngören Cemevi Üyesi Elif Kaygusuz, “Biz cemevinde temizliğinden tutun gelen gidenle her şey ile ilgileniyoruz.
Aktif görevlerimiz var, çok doluyuz. Cemlerimizi yapıyoruz ve burası her zaman kalabalık. Ancak cemevine daha çok
kadınların ilgisi var erkeklerin çok yok. Çoğunlukla kadınlar geliyor hep birlikte cem yürütüyoruz” diyor.

 

“KADINLARIN ÇOĞU EVDEN ÇIKMIYOR BASKI ALTINDA”

Cemevinde kadınlar olarak yaptıkları çalışmalara ilişkin ise Kaygusuz şunları ifade etti:

“Kadınlar olarak cemevinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle etkinlik yapıyoruz. Kahvaltı etkinliği
yapıyor ve hasta ziyaretlerinde bulunuyoruz. Ayrıca cemevinde kadınlar olarak sorunlarımızı konuşuyoruz. Çünkü
sorunlarımız çok. Kadınlarımızın çoğu genellikle evdeler, dışarı çıkmıyorlar. Aşmaya çalışıyoruz. Korkuyorlar
baskı altındalar. Cemevine çok gelmiyorlar. Ama bizim gibi aktif ve cesaretli olanlar hep burada. Tüm bunları
aşmayı ve zoru başarmaya çalışıyoruz. Bazı arkadaşlarım ‘Cemevine gitme kötü şeyler olur boşver’ diyorlar.
Bazen de, ‘Hep aynı yere gidiyorsun orada ne var orada ne yapıyorlar’ diye soru soruyorlar. Ben de onlara
gelin diyorum sorularınız varsa dede ile paylaşın. Bazı insanlar geliyor çok şaşırıyor, ‘Biz Aleviliği böyle
bilmiyorduk’ diyorlar.”

“ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞIYIM”

Mevcut eğitim sisteminde Alevi yurttaşların çocuklarına halen zorunlu din dersinin dayatılmasına tepki
gösteren Kaygusuz şunları kaydetti:

“Benim kızım dördüncü sınıfa gidiyor. Din dersine ilk kez bu sene başladı. ‘Anne bu ne, çok zor’ diyor.
Özellikle duaları öğrenmeyi hiç istemiyor. Bana ‘Anne gitmesem olur mu?’ diyor. Ben de gitmesinden
taraf değilim. Ama mecbur kalıyorum bütün çocuklar gidiyor o gitmese farklı görecekler. Gerçekten ben zorunlu
din dersine karşıyım. Ama baskı var. Çünkü din dersine daha çok önem veriyorlar.”

“KORKMAMALIYIZ VE AŞMALIYIZ”

Alevi yurttaşlara yönelik hakaret içerikli sözlerin sarf edilmesine ilişkin de Kaygusuz şunları dile getirdi:

“Aleviliğe yönelik hakaret içerikli söylemler devamlı olacaktır. Ama mühim olan bunları aşmak, korkmamak ve anlatmak.
Ben çoğu zaman anlatıyorum. 12 İmamlarda bana ‘Aşure nedir?’ diye soruyorlardı. Ben de gelin beraber yapalım
diyordum. Hatta biz dernek adına çok güzel bir şey yaparak sokağa indik. Kadınlar olarak 4 büyük kazanda aşure
yaptık ve herkes çokta memnun kaldı. Çok güzel şeyler yaptık. ‘Aleviyiz’ diye bağırdık. ‘Biz buyuz’ dedik.
Biraz cesaret lazım ve kanıtlamak lazım.”

 

“ALEVİLER HER YERDE”

Kadife Gülçiçek ise, “Biz geldiğimizde 12 Eylül dönemiydi ve çok çektik. Ancak o zamandan bu zamana biraz değişti.
İnsanlar biraz daha aydınlandı, gerici kalmadılar ve biraz daha düzene girdi. Yavaş yavaşta bunu başarırız diye
düşünüyorum. Tüm bunları da Aleviler başarıyor. Türkiye’de yurt dışında, mecliste olsun her yerde bizim
Aleviler öndedir. Ancak bırakmazlar” diyor.

“BİZİM DE HAKKIMIZ, CEMEVİMİZİN OLMASI”

İstanbul Güngören Belediye Başkanı’ndan bir cemevi istediklerini ama başaramadıklarını belirten Gülçiçek,
“Buranın belediye başkanına da bunu söyledik. Bize ‘arsa bulursanız ben size yardım ederim’ dedi. Biz de
‘Sen arsa bul biz yardımcı oluruz’ dedik. Ancak 15 yıldır burada belediye başkanlığı yapıyor ama bize hiçbir şey yapmadı.
Biz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak buraya sığındık kaldık. Bizim de hakkımız cemevimizin olması” şeklinde konuştu.

“GENÇLERİMİZ YOLU SÜRMÜYOR”

Kadınların tam olarak cemevine gelmediğini dile getiren Gülçiçek, cemevine gençlerin de gelmesini isteyerek şunları dile getirdi:

“Biz istiyoruz ki cemevimize gençlerimiz de gelsin. Aleviler birlik olsun ve gençler yolunu sürdürsün.
Ama gençlerimiz de yolu sürmüyor. Bu konuda gençlerimizde de biraz hata var. Herkes yolunu sürmelidir.”

PİRHA/İSTANBUL